26 Nisan 2010

Öbürü Ölüyor...


Kuş boku dedi.
Kuş boku falı bakalım mı?
Hayvancağızın ihtiyacı dedi. Neden iğreniyorsun ki? Sen her gün yapıyorsun. Yani sağlıklıysan tabii.

İkisi birlikte güldüler.

Bir yıl bile olmamıştı sakat kalalı.
Yine de hiç bu kadar gülmemişti.
10 ay olmuştu. Hiç yürüyemeyecek sanırken topallıyordu işte. Mutluydu. Pencerenin çok yakınından geçen martıya takıldı gözü. Nefret ederdi hırsız martılardan. Piknikte kilimini bile çalarlardı...bıraktım yemeğini. Olsun diye düşündü, denizlerde balık kalmayalı çöplere sarmış martıları da biraz rahat bırakmalıydı. Ne istiyorlarsa yapsınlar diye düşündü. Kendisi topallıyorsa uçamayan bir martıyı düşündü. Düşündü. Nefret etmedi artık onlardan. Kimseden nefret etmedi.

Kuş boku diyorum.
Fal diyorum.
Çok eğleneceğiz hadi.
Baksana ne diyor...

Bakmaya başladı. İki insan var...bir melekten çıkma. Biri daha hızlı ilerliyor hayatta...derken radyoda "inleyen nameler" başladı. Tesadüf müydü bu şarkıda da martıların olması diye düşündü. Hayatta tesadüf olan hiç bir şey var mıydı? Hiç Bir Şey...

O an hayat ne kadar kötü olursa olsun çok güzel olduğunu anladı. Hiç Bir Şey önemli değildi. Hayatı her şekilde güzeldi. İçinden konuştuğu ama orada olmayan sesin falına bakmaya devam etmeye karar verdi...

Hayatta daha hızlı ilerleyen devam ediyor...yanında biri var.
Öbürü ölüyor dedi.

2 yorum:

  1. Ne kadar sıcak bir anlatım...Ne kadar sade sözcükler ve ne kadar derin manalar...

    YanıtlaSil